fami qs belgesi denetimlerine hazirlik ve sik hatalar

Denetim Kapsamı ve Denetim Planının Doğru Okunması

FAMI QS belgesi denetimlerine hazırlık sürecinin en kritik ve çoğu zaman en fazla hafife alınan adımı, denetim kapsamının doğru anlaşılması ve denetim planının detaylı biçimde okunmasıdır. Denetim başarısızlıklarının önemli bir bölümü, işletmelerin sistemlerinin yetersiz olmasından değil; denetimin hangi alanları, hangi derinlikte ve hangi bakış açısıyla ele alacağının doğru analiz edilmemesinden kaynaklanır. Bu nedenle denetim planı, yalnızca tarih ve saat bilgisi içeren bir organizasyon dokümanı olarak değil; denetimin yol haritası olarak değerlendirilmelidir.

Kioscert danışmanlık yaklaşımında denetim planı, denetimden haftalar önce masaya yatırılması gereken stratejik bir belgedir. Planın doğru okunması, hangi süreçlerin öncelikli inceleneceğini, hangi dokümanların hazır edilmesi gerektiğini ve denetim sırasında hangi fonksiyonların aktif rol alacağını netleştirir. Bu yaklaşım, denetimi “sürprizlerle dolu bir gün” olmaktan çıkararak kontrollü bir doğrulama sürecine dönüştürür.

FAMI QS Denetim Kapsamı Ne Anlama Gelir?

Denetim kapsamı, FAMI QS belgelendirmesinin hangi faaliyetleri, ürün gruplarını, prosesleri ve organizasyonel birimleri kapsadığını tanımlar. Bu kapsam; yem, yem katkı maddeleri, ön karışımlar, ticaret, depolama veya lojistik gibi faaliyet türlerine göre farklılık gösterebilir. Denetimde değerlendirilecek alanların sınırlarının net biçimde anlaşılmaması, hazırlık sürecinde yanlış önceliklendirmelere yol açar.

İşletmelerin sık yaptığı hatalardan biri, yalnızca üretim sahasına odaklanarak ticaret, satın alma, depolama veya dış kaynaklı prosesleri kapsam dışında varsaymalarıdır. Oysa FAMI QS sistemi, tedarik zincirinin tamamında yem güvenliğini esas alır. Bu nedenle denetim kapsamı okunurken, yalnızca fiziksel üretim alanları değil; sözleşmeler, tedarikçi yönetimi ve lojistik süreçler de dikkate alınmalıdır.

Önemli Hatırlatma

Denetim kapsamı yanlış yorumlanırsa, denetimde “kapsam dışı sanılan” alanlar uygunsuzluk kaynağı haline gelebilir.

Denetim Planının Yapısal Bileşenleri

FAMI QS denetim planı genellikle denetimin süresini, denetçi sayısını, denetim türünü (ilk belgelendirme, gözetim veya yeniden belgelendirme) ve denetim akışını içerir. Plan üzerinde yer alan her başlık, denetimde hangi proseslerin hangi zaman diliminde ele alınacağını gösteren önemli bir ipucudur.

Planın dikkatle incelenmesi, denetim sırasında hangi bölümlerin daha detaylı inceleneceğini öngörmeyi mümkün kılar. Örneğin hammadde kabulü, izlenebilirlik veya proses kontrolüne ayrılan sürelerin uzunluğu, denetçinin bu alanlara özellikle odaklanacağını gösterir. Bu bilgi, hazırlık sürecinde kaynakların doğru yönlendirilmesini sağlar.

Denetim Türüne Göre Okuma Yaklaşımı

İlk belgelendirme denetimlerinde plan, sistemin bütünsel olarak değerlendirilmesine odaklanır. Bu tür denetimlerde denetçiler, prosedürlerin varlığından çok, sahadaki uygulanabilirliğini ve sistemin tutarlılığını sorgular. Bu nedenle plan okunurken, sistemin tüm bileşenlerinin hazır olup olmadığı objektif biçimde değerlendirilmelidir.

Gözetim denetimlerinde ise plan, önceki denetimlerde tespit edilen uygunsuzluklar ve riskli alanlar etrafında şekillenir. Bu noktada işletmelerin yaptığı yaygın hata, gözetim denetimini “daha hafif” bir denetim olarak algılamaktır. Oysa gözetim denetimleri, sistemin sürdürülebilirliğini test eden ve çoğu zaman daha hedefli uygunsuzluklara yol açabilen denetimlerdir.

Uyarı: Gözetim denetimlerinde önceki uygunsuzluklara ilişkin kanıtlar hazır değilse, majör uygunsuzluk riski doğabilir.

Denetim Planına Göre Rol ve Sorumlulukların Belirlenmesi

Denetim planının doğru okunmasının bir diğer kritik çıktısı, denetim günü rol ve sorumlulukların netleştirilmesidir. Hangi süreçten hangi birimin sorumlu olduğu, hangi personelin hangi kanıtları sunacağı önceden belirlenmelidir. Denetim sırasında “Bu dokümanı kim verecek?” sorusu soruluyorsa, hazırlık süreci eksik yürütülmüş demektir.

Kioscert uygulamalarında, denetim planı üzerinden yapılan iç toplantılar, denetim başarısını belirgin şekilde artırmaktadır. Bu toplantılarda plan satır satır ele alınır, sorumlu kişiler belirlenir ve olası risk alanları önceden tespit edilir. Bu disiplin, denetim günü yaşanan iletişim kopukluklarını büyük ölçüde ortadan kaldırır.

Sık Yapılan Hatalar ve Önleyici Yaklaşım

Denetim planının sadece üst yönetim tarafından görülmesi, hazırlık sürecinde sık karşılaşılan bir hatadır. Oysa plan, sahadaki sorumlular tarafından da bilinmeli ve anlaşılmalıdır. Aksi durumda denetim sırasında verilen cevaplar arasında tutarsızlıklar oluşabilir.

Bir diğer yaygın hata ise planın son gün incelenmesidir. Bu yaklaşım, eksiklerin giderilmesi için yeterli zaman bırakmaz ve denetimi stresli bir sürece dönüştürür. Planın erken aşamada analiz edilmesi, hızlı ve etkili iyileştirme aksiyonlarının alınmasına imkân tanır.

"Denetim planını doğru okuyan işletme, denetimin yarısını daha başlamadan kazanır."

Kioscert Perspektifiyle Stratejik Okuma

Kioscert, FAMI QS denetimlerine hazırlıkta denetim planının stratejik bir analiz aracı olarak kullanılmasını önerir. Plan, yalnızca denetim günü için değil; sistemin zayıf ve güçlü yönlerini görmek için de önemli bir referanstır. Bu bakış açısı, denetimi geçici bir hedef olmaktan çıkararak sürekli iyileştirme sürecinin parçası haline getirir.

Sonuç olarak denetim kapsamının ve denetim planının doğru okunması, FAMI QS denetim performansını doğrudan etkileyen temel bir başarı faktörüdür. Bu adımı doğru yöneten işletmeler, denetimi kontrol altında tutar; yanlış yönetenler ise çoğu zaman gereksiz uygunsuzluklarla karşı karşıya kalır.

Hammadde Riskleri ve Kabul Kriterlerinin Yönetimi

FAMI QS denetimlerinde en sık uygunsuzluk tespit edilen alanların başında, hammadde risklerinin yönetimi ve kabul kriterlerinin sistematik biçimde uygulanması gelmektedir. Yem ve yem katkı maddeleri sektöründe hammaddeler, nihai ürün güvenliğinin temel belirleyicisidir. Bu nedenle FAMI QS yaklaşımı, hammaddeyi yalnızca tedarik edilen bir girdi olarak değil; risk değerlendirmesi, izlenebilirlik ve uygunluk kanıtlarıyla yönetilmesi gereken kritik bir kontrol noktası olarak ele alır.

Kioscert danışmanlık tecrübesi göstermektedir ki, birçok işletme hammadde yönetimini operasyonel bir satın alma faaliyeti olarak görmekte; risk temelli yaklaşımı yeterince içselleştirememektedir. Oysa FAMI QS denetçileri, “Bu hammaddeyi neden bu tedarikçiden alıyorsunuz?” sorusunu sorarken, fiyat veya teslim süresinden ziyade risk yönetimi mantığını görmek ister.

Hammadde Risk Değerlendirmesinin Temel Mantığı

FAMI QS kapsamında hammadde risk değerlendirmesi, hammaddenin türüne, kaynağına, kullanım amacına ve potansiyel tehlikelerine göre yapılır. Kimyasal riskler, fiziksel kontaminasyon, mikrobiyolojik tehlikeler ve çapraz bulaşma ihtimalleri bu değerlendirmenin temel bileşenleridir. Risk değerlendirmesi, teorik bir tablo olmaktan ziyade, sahadaki gerçek uygulamalarla uyumlu olmalıdır.

Denetimlerde sık karşılaşılan bir hata, tüm hammaddeler için aynı risk seviyesinin atanmasıdır. Bu yaklaşım, sistemin risk temelli olmadığını gösterir. FAMI QS denetim mantığında, yüksek riskli hammaddeler için daha sıkı kontrol, daha fazla kanıt ve daha detaylı doğrulama mekanizmaları beklenir.

İyi Uygulama

Hammaddelerin düşük, orta ve yüksek risk gruplarına ayrılması; kontrol sıklığı ve kabul kriterlerinin bu sınıflamaya göre tanımlanması denetimlerde güçlü bir olgunluk göstergesidir.

Kabul Kriterlerinin Tanımlanması ve Dokümantasyonu

Hammadde kabul kriterleri, hangi şartlar sağlandığında bir hammaddenin üretime veya ticarete kabul edileceğini net biçimde tanımlar. Bu kriterler; teknik spesifikasyonlar, analiz sonuçları, sertifikalar, menşe bilgileri ve gerektiğinde ek doğrulama dokümanlarını içermelidir. Kabul kriterleri sözlü uygulamalarla değil, yazılı ve izlenebilir dokümanlarla yönetilmelidir.

Denetimlerde yalnızca kriterlerin varlığı değil, bu kriterlerin sahada nasıl uygulandığı sorgulanır. “Kabul ediliyor” şeklindeki genel ifadeler yetersiz kabul edilir. Denetçi, belirli bir hammadde partisinin neden kabul edildiğini veya reddedildiğini gösteren somut kayıtları görmek ister.

Tedarikçi Kaynaklı Risklerin Yönetimi

Hammadde risklerinin önemli bir bölümü, doğrudan tedarikçi performansı ve güvenilirliği ile ilişkilidir. FAMI QS sistemi, tedarikçilerin yalnızca onaylanmasını değil; performanslarının izlenmesini ve periyodik olarak yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılar. Bu değerlendirme, fiyat veya teslimat kriterlerinden çok, yem güvenliği performansına odaklanmalıdır.

Denetimlerde sıkça karşılaşılan uygunsuzluklardan biri, “onaylı tedarikçi listesi”nin güncel olmaması veya fiilen kullanılan tedarikçilerle uyumsuz olmasıdır. Tedarikçi değişikliklerinin risk değerlendirmesi yapılmadan uygulanması, majör uygunsuzluk riski doğurabilir.

Uyarı: Risk değerlendirmesi yapılmadan devreye alınan yeni tedarikçiler, FAMI QS denetimlerinde kritik uygunsuzluk kaynağıdır.

Hammadde Kabul Süreci ve Operasyonel Disiplin

Hammadde kabulü, yalnızca depo girişinde yapılan görsel kontrolden ibaret değildir. FAMI QS yaklaşımında kabul süreci; belge kontrolü, fiziksel muayene, parti doğrulaması ve gerektiğinde analiz sonuçlarının değerlendirilmesini kapsayan bütüncül bir süreçtir.

Bu sürecin operasyonel disiplinle yürütülmesi, kabul edilen hammaddenin gerçekten tanımlanan kriterleri karşıladığını garanti altına alır. Denetçiler, kabul sürecinde görev alan personelin yetkinliğini ve süreci ne kadar sahiplendiğini özellikle gözlemler. Kabul sürecinin “otomatik” hale gelmesi, sistem zafiyeti olarak değerlendirilir.

Sık Görülen Hatalar ve Hızlı İyileştirme Aksiyonları

En yaygın hatalardan biri, kabul kriterlerinin yalnızca denetim öncesinde güncellenmesidir. Bu yaklaşım, sistemin sürdürülebilir olmadığını gösterir. Bir diğer hata ise yüksek riskli hammaddeler için yeterli doğrulama yapılmamasıdır.

Hızlı iyileştirme açısından; risk değerlendirme tablolarının sadeleştirilmesi, kabul kriterlerinin netleştirilmesi ve kabul kayıtlarının standardize edilmesi etkili aksiyonlar arasında yer alır. Kioscert, bu alanlarda yapılan küçük ama doğru dokunuşların denetim performansını ciddi ölçüde artırdığını gözlemlemektedir.

"Hammaddeyi doğru yöneten işletme, denetimde en büyük riski daha kapıdan girmeden kontrol altına alır."

Kioscert Perspektifiyle Stratejik Yaklaşım

Kioscert, hammadde risk yönetimini FAMI QS sisteminin omurgası olarak değerlendirir. Bu nedenle işletmelere, kabul kriterlerini yalnızca denetimi geçmek için değil; gerçek yem güvenliği performansını artırmak için yapılandırmalarını önerir.

Doğru kurgulanmış bir hammadde risk yönetimi sistemi, denetim sırasında işletmenin güvenilirliğini artırır, uygunsuzluk sayısını azaltır ve denetim sürecinin daha akıcı ilerlemesini sağlar. Bu disiplin, FAMI QS belgesinin sürdürülebilirliği açısından vazgeçilmez bir unsurdur.

Depolama, İzlenebilirlik ve Parti Yönetimi

FAMI QS denetimlerinde depolama, izlenebilirlik ve parti yönetimi; sistemin sahada gerçekten çalışıp çalışmadığını gösteren en somut alanlardan biridir. Birçok işletme, prosedür ve kayıtlarını teorik olarak doğru kurgulasa da, depolama alanlarındaki uygulama disiplini ve parti bazlı izlenebilirlik yeterli seviyede olmadığında denetimlerde ciddi uygunsuzluklarla karşılaşabilmektedir. Bu nedenle söz konusu alan, FAMI QS denetçilerinin özellikle dikkatle incelediği kritik kontrol noktaları arasında yer alır.

Kioscert deneyimi göstermektedir ki, depolama ve izlenebilirlik uygunsuzluklarının büyük bölümü karmaşık sistem eksikliklerinden değil; basit ama süreklilik arz eden operasyonel hatalardan kaynaklanır. Yanlış etiketleme, karışan partiler, eksik kayıtlar veya sahada uygulanmayan prosedürler, denetim performansını doğrudan olumsuz etkiler.

Depolama Alanlarının Sistematik Yönetimi

FAMI QS kapsamında depolama alanları; hammadde, yarı mamul ve nihai ürünlerin birbirinden net biçimde ayrıldığı, riskleri minimize edecek şekilde planlanmış alanlar olarak yönetilmelidir. Fiziksel ayrımın mümkün olmadığı durumlarda, görsel işaretleme, etiketleme ve akış kontrolü gibi ilave önlemler devreye alınmalıdır. Denetçiler, bu ayrımın sadece planda değil, fiilen sahada uygulanıp uygulanmadığını gözlemler.

Sık yapılan hatalardan biri, karantinaya alınması gereken ürünlerin geçici olarak uygun olmayan alanlarda tutulmasıdır. “Kısa süreli” veya “denetim öncesi” gerekçeleri, denetçiler tarafından kabul edilmez. Karantina, iade veya bloke statüsündeki ürünler için ayrılmış alanların net, tanımlı ve izlenebilir olması beklenir.

İyi Uygulama

Depolama alanlarında ürün statülerini gösteren renkli etiketler ve zemin/raf işaretlemeleri, denetimlerde uygulama disiplinini net biçimde ortaya koyar.

İzlenebilirlik Mantığı ve Denetim Beklentisi

İzlenebilirlik, FAMI QS sisteminde yalnızca bir kayıt gerekliliği değil; yem güvenliğinin doğrulanmasını sağlayan temel bir güvence mekanizmasıdır. Denetimlerde izlenebilirlik, genellikle parti bazlı geri izleme (trace-back) veya ileri izleme (trace-forward) testleri ile doğrulanır. Bu testlerde denetçi, seçilen bir ürün partisinin hammaddeden sevkiyata kadar olan yolculuğunu kayıtlar üzerinden takip edebilmek ister.

İzlenebilirlik testlerinde en sık karşılaşılan problem, kayıtların birbirini desteklememesidir. Depo kayıtları, üretim kayıtları ve sevkiyat belgeleri arasında tutarsızlık bulunması, sistemin bütüncül çalışmadığını gösterir. Denetçiler için önemli olan, kayıtların çokluğu değil; tutarlılığı ve erişilebilirliğidir.

Parti Tanımlama ve Etiketleme Disiplini

Parti yönetimi, izlenebilirliğin operasyonel temelini oluşturur. Her hammadde ve ürün partisinin benzersiz şekilde tanımlanması, bu tanımın tüm süreçlerde tutarlı biçimde kullanılması gerekir. Parti numarasının depo etiketi, üretim kaydı ve sevkiyat belgesi üzerinde farklı şekillerde yer alması, denetimlerde sıkça uygunsuzluk konusu olmaktadır.

Etiketleme yalnızca parti numarasını içermekle sınırlı kalmamalı; ürün adı, statü, kabul tarihi ve gerekiyorsa son kullanım tarihi gibi bilgileri de kapsamalıdır. Denetçiler, etiketlerin okunabilirliğini, dayanıklılığını ve sahadaki ürünlerle birebir eşleşmesini özellikle kontrol eder.

Uyarı: Etiketlenmemiş veya yanlış etiketlenmiş ürünler, FAMI QS denetimlerinde majör uygunsuzluk riski taşır.

FIFO / FEFO Uygulamaları ve Kayıtlarla Desteklenmesi

FAMI QS sisteminde depolama yönetimi, FIFO (First In First Out) veya uygun durumlarda FEFO (First Expired First Out) prensipleriyle desteklenmelidir. Bu prensiplerin prosedürlerde tanımlı olması yeterli değildir; fiilen uygulandığının kayıtlar ve saha gözlemleri ile kanıtlanması beklenir.

Denetçiler, özellikle stok kartları, depo çıkış kayıtları ve sevkiyat belgeleri üzerinden FIFO/FEFO uygulamasının tutarlılığını kontrol eder. Tarih sıralamasına aykırı sevkiyatlar veya açıklaması yapılamayan stok hareketleri, sistem zafiyeti olarak değerlendirilir.

Sık Görülen Hatalar ve Hızlı İyileştirme Aksiyonları

Depolama ve izlenebilirlik alanında en sık görülen hatalar arasında; karışan partiler, eksik depo kayıtları, manuel düzeltmelerin gerekçelendirilmemesi ve izlenebilirlik testlerinin hiç uygulanmamış olması yer alır. Bu hatalar, genellikle denetim öncesi fark edilmediği için uygunsuzluk olarak raporlanır.

Hızlı iyileştirme için; depo yerleşim planlarının güncellenmesi, etiket formatlarının standardize edilmesi ve periyodik izlenebilirlik denemelerinin yapılması etkili aksiyonlardır. Kioscert, bu tür uygulamaların kısa sürede denetim performansını belirgin biçimde yükselttiğini gözlemlemektedir.

"İzlenebilirlik çalışmıyorsa, sistem çalışmıyor demektir."

Kioscert Perspektifiyle Operasyonel Güvence

Kioscert, depolama ve izlenebilirliği FAMI QS sisteminin sahadaki vitrin alanı olarak değerlendirir. Bu alanlarda sergilenen disiplin, denetçiye işletmenin yem güvenliğini ne ölçüde ciddiyetle yönettiğini açıkça gösterir. Güçlü bir depolama ve parti yönetimi yapısı, denetim stresini azaltır ve denetim sürecinin daha akıcı ilerlemesini sağlar.

Sonuç olarak depolama, izlenebilirlik ve parti yönetimi; doğru kurgulandığında FAMI QS denetimlerinde işletmenin en güçlü savunma hattı haline gelir. Bu alanlara yapılan yatırım, yalnızca denetimi geçmek için değil; operasyonel güvenilirliği artırmak için stratejik bir adımdır.

Proses Kontrol Noktaları ve Doğrulama Kanıtları

FAMI QS denetimlerinde proses kontrol noktaları ve bu noktalara ilişkin doğrulama kanıtları, sistemin teoride değil pratikte ne ölçüde çalıştığını ortaya koyan en kritik değerlendirme alanlarından biridir. Denetçiler, prosedürlerin varlığından ziyade bu prosedürlerin proseslere nasıl entegre edildiğini ve kontrol mekanizmalarının gerçekten işletilip işletilmediğini görmek ister. Bu nedenle proses kontrolü, FAMI QS denetim başarısının merkezinde yer alır.

Kioscert saha tecrübeleri, birçok işletmede proseslerin tanımlı olmasına rağmen kontrol noktalarının yeterince netleştirilmediğini veya doğrulama kanıtlarının tutarlı biçimde üretilmediğini göstermektedir. Bu durum, denetimde “sistem var ama çalışmıyor” algısına yol açmakta ve uygunsuzluk riskini artırmaktadır.

Kritik ve Operasyonel Proses Kontrol Noktalarının Belirlenmesi

Proses kontrol noktaları, üretim veya ticaret akışı içerisinde yem güvenliği açısından risk barındıran ve bu risklerin kontrol altına alınması gereken aşamalardır. FAMI QS kapsamında bu noktalar, hammadde kabulünden başlayarak depolama, üretim, paketleme ve sevkiyata kadar uzanan zincir boyunca sistematik biçimde tanımlanmalıdır.

Denetimlerde sık yapılan hatalardan biri, tüm proses adımlarının “kontrol noktası” olarak tanımlanmasıdır. Bu yaklaşım, risk temelli düşünceyle çelişir ve kontrol mekanizmalarının etkinliğini zayıflatır. FAMI QS denetçileri, hangi noktaların neden kritik kabul edildiğini ve bu noktalar için hangi spesifik kontrollerin uygulandığını görmek ister.

İyi Uygulama

Proses akış şeması üzerinde kontrol noktalarının açıkça işaretlenmesi ve her bir nokta için sorumlu kişi ile kontrol yöntemin tanımlanması, denetimlerde güçlü bir kanıt olarak değerlendirilir.

Kontrol Yöntemleri ve Operasyonel Disiplin

Proses kontrol noktalarında uygulanan yöntemler; görsel kontroller, ölçümler, analizler veya doküman doğrulamaları şeklinde olabilir. Önemli olan, seçilen yöntemin tanımlanan riski gerçekten kontrol edebilir nitelikte olmasıdır. “Kontrol ediliyor” ifadesi tek başına yeterli değildir; kontrolün nasıl ve ne sıklıkta yapıldığı açıkça ortaya konmalıdır.

Operasyonel disiplin, kontrol yöntemlerinin sürekliliği ile doğrudan ilişkilidir. Denetçiler, belirli bir gün veya partiye ait kayıtlarla sınırlı kalmaz; geçmişe dönük tutarlılığı da inceler. Kontrollerin düzensiz yapıldığı veya kayıtların sonradan doldurulduğu izlenimi, majör uygunsuzluk riskini beraberinde getirir.

Doğrulama ve İzleme Arasındaki Farkın Anlaşılması

FAMI QS sisteminde izleme (monitoring) ile doğrulama (verification) kavramlarının karıştırılması, denetimlerde sıkça karşılaşılan bir problemdir. İzleme, kontrol noktalarında yapılan rutin kontrolleri ifade ederken; doğrulama, bu kontrollerin etkili çalıştığının bağımsız veya periyodik yöntemlerle teyit edilmesini kapsar.

Denetçiler, yalnızca izleme kayıtlarını değil; doğrulama faaliyetlerine ilişkin kanıtları da görmek ister. İç denetimler, analiz sonuçlarının trend değerlendirmeleri veya periyodik proses gözden geçirmeleri, doğrulama kanıtları arasında yer alır. Bu ayrımın net yapılmaması, sistem olgunluğunu zayıf gösterir.

Uyarı: İzleme kayıtları mevcut olsa bile doğrulama kanıtları yoksa, proses kontrolü yetersiz kabul edilebilir.

Doğrulama Kanıtlarının Yapısı ve Sunumu

Doğrulama kanıtları, denetçiye kontrol mekanizmalarının kağıt üzerinde değil, fiilen çalıştığını gösteren objektif verilerdir. Bu kanıtlar; tarihli kayıtlar, analiz raporları, iç denetim bulguları ve yönetim gözden geçirme çıktıları gibi farklı formlarda olabilir.

Denetimlerde sunulan kanıtların düzenli, erişilebilir ve anlaşılır olması büyük önem taşır. Denetçi bir kontrol noktasını sorguladığında, ilgili doğrulama kanıtına hızlıca ulaşabilmek, denetim sürecinin akışını olumlu yönde etkiler. Dağınık veya tutarsız kanıt sunumu, işletmenin sistem disiplinine ilişkin olumsuz bir algı yaratabilir.

Sık Görülen Hatalar ve Hızlı İyileştirme Aksiyonları

Proses kontrolü alanında en sık görülen hatalar arasında; kontrol noktalarının belirsizliği, sorumlulukların net tanımlanmaması ve doğrulama faaliyetlerinin hiç planlanmamış olması yer alır. Bu eksiklikler, denetimde zincirleme uygunsuzluklara yol açabilir.

Hızlı iyileştirme için; proses akışlarının sadeleştirilmesi, kontrol noktalarının risk bazlı olarak yeniden tanımlanması ve doğrulama faaliyetlerinin yıllık plana bağlanması etkili aksiyonlar arasında yer alır. Kioscert, bu tür yapısal iyileştirmelerin kısa sürede denetim performansını artırdığını gözlemlemektedir.

"Kontrol edilmeyen proses, yönetilmeyen risk demektir."

Kioscert Perspektifiyle Güçlü Proses Yönetimi

Kioscert, proses kontrol noktaları ve doğrulama kanıtlarını FAMI QS sisteminin teknik omurgası olarak değerlendirir. Bu alanlarda sergilenen disiplin, denetçiye işletmenin yem güvenliğini sistematik ve sürdürülebilir biçimde yönettiğini net biçimde gösterir.

Sonuç olarak proses kontrolü ve doğrulama mekanizmaları, doğru kurgulandığında FAMI QS denetimlerinde işletmenin en güçlü savunma araçlarından biri haline gelir. Bu yapı, yalnızca denetimi geçmek için değil; operasyonel güvenliği sürekli kılmak için vazgeçilmezdir.

Kalibrasyon, Bakım ve Ekipman Uygunluğu

FAMI QS denetimlerinde kalibrasyon, bakım ve ekipman uygunluğu; ölçümlerin güvenilirliğini, proses kontrolünün doğruluğunu ve yem güvenliğinin sürekliliğini doğrudan etkileyen kritik unsurlar arasında yer alır. Birçok işletme bu alanı teknik bir bakım faaliyeti olarak görse de, FAMI QS yaklaşımı ekipmanları sistemin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirir. Ölçemediğiniz bir değeri kontrol etmeniz mümkün değildir; bu nedenle ekipman yönetimi, denetim performansını belirleyen temel faktörlerden biridir.

Kioscert saha gözlemleri, kalibrasyon ve bakım uygunsuzluklarının çoğu zaman karmaşık teknik eksikliklerden değil; kayıt disiplininin zayıflığından ve sorumlulukların net tanımlanmamasından kaynaklandığını göstermektedir. Bu nedenle FAMI QS denetçileri, yalnızca teknik yeterliliği değil; sistematik yönetim yaklaşımını da değerlendirmektedir.

Kalibrasyon Gerektiren Ekipmanların Belirlenmesi

FAMI QS kapsamında kalibrasyon gerektiren ekipmanlar; yem güvenliğini etkileyen ölçüm ve izleme faaliyetlerinde kullanılan tüm cihazları kapsar. Tartım terazileri, dozaj ekipmanları, sıcaklık ve nem ölçüm cihazları, metal dedektörleri ve benzeri ekipmanlar bu kapsamda değerlendirilir. Hangi ekipmanların kalibrasyona tabi olduğu, risk temelli bir yaklaşımla belirlenmelidir.

Denetimlerde sık karşılaşılan bir hata, kalibrasyon listesinin eksik veya güncel olmamasıdır. Sahada kullanılan ancak listede yer almayan bir ekipman, doğrudan uygunsuzluk sebebi olabilir. Bu nedenle ekipman envanteri ile kalibrasyon listelerinin birebir uyumlu olması beklenir.

İyi Uygulama

Kalibrasyon gerektiren ekipmanların etiketlenmesi ve son/sonraki kalibrasyon tarihlerinin cihaz üzerinde görünür olması, denetimlerde güçlü bir uygulama göstergesidir.

Kalibrasyon Planı ve Kayıt Yönetimi

Kalibrasyon faaliyetleri, yıllık veya periyodik planlar çerçevesinde yürütülmelidir. Bu planlarda ekipman adı, kalibrasyon sıklığı, sorumlu kişi ve uygulanacak yöntem açıkça tanımlanmalıdır. Plansız veya ad-hoc yapılan kalibrasyonlar, sistematik yönetim yaklaşımıyla bağdaşmaz.

Denetçiler, yalnızca kalibrasyon sertifikalarının varlığını değil; bu sertifikaların geçerliliğini ve izlenebilirliğini de inceler. Sertifikaların akredite kuruluşlar tarafından düzenlenmiş olması ve ölçümlerin ulusal veya uluslararası standartlara izlenebilirliği, denetim açısından kritik öneme sahiptir.

Bakım Yönetimi ve Önleyici Yaklaşım

Bakım faaliyetleri, ekipmanların güvenli ve stabil çalışmasını sağlamak için yürütülen planlı faaliyetlerdir. FAMI QS sistemi, bakımın yalnızca arıza sonrası yapılan bir müdahale olmaktan çıkarılarak önleyici bir yaklaşımla ele alınmasını bekler. Önleyici bakım, proses kesintilerini ve yem güvenliği risklerini minimize eder.

Denetimlerde bakım planlarının varlığı, uygulama kayıtları ve bakım sonrası kontroller sorgulanır. Özellikle bakım sonrası ekipmanın tekrar üretime alınmadan önce uygunluğunun doğrulanması, denetçilerin dikkat ettiği önemli bir kontrol noktasıdır.

Uyarı: Bakım sonrası doğrulaması yapılmadan kullanılan ekipmanlar, FAMI QS denetimlerinde majör uygunsuzluk riski oluşturur.

Ekipman Uygunluğu ve Hijyenik Tasarım

Ekipmanların uygunluğu, yalnızca çalışır durumda olmalarıyla sınırlı değildir. FAMI QS yaklaşımı, ekipmanların hijyenik tasarıma sahip olmasını, kolay temizlenebilir ve kontaminasyon riskini minimize edecek özellikler taşımasını bekler. Bu durum, özellikle yem katkı maddeleri ve hassas proseslerde kritik önem taşır.

Denetçiler, ekipman yüzeylerini, bakım durumunu, sızdırmazlık noktalarını ve ekipman çevresindeki temizlik koşullarını gözlemler. Ekipman uygunluğu, çoğu zaman depo ve üretim alanlarındaki genel düzenle birlikte değerlendirilir.

Sık Görülen Hatalar ve Hızlı İyileştirme Aksiyonları

Kalibrasyon ve bakım alanında en sık görülen hatalar arasında; süresi geçmiş kalibrasyonlar, eksik bakım kayıtları ve ekipman değişikliklerinin sistematik olarak yönetilmemesi yer alır. Bu hatalar, denetim sırasında zincirleme uygunsuzluklara neden olabilir.

Hızlı iyileştirme için; ekipman envanterinin güncellenmesi, kalibrasyon ve bakım planlarının sadeleştirilmesi ve bakım sonrası kontrol kayıtlarının standardize edilmesi etkili aksiyonlardır. Kioscert, bu alanlarda yapılan düzenlemelerin denetim performansını kısa sürede iyileştirdiğini gözlemlemektedir.

"Doğru ölçüm yoksa, doğru kontrol de yoktur."

Kioscert Perspektifiyle Teknik Güvence

Kioscert, kalibrasyon ve ekipman yönetimini FAMI QS sisteminin teknik güvence mekanizması olarak değerlendirir. Bu alanlarda sergilenen disiplin, denetçiye işletmenin proseslerini ne ölçüde kontrol altında tuttuğunu net biçimde gösterir.

Sonuç olarak kalibrasyon, bakım ve ekipman uygunluğu; doğru yönetildiğinde FAMI QS denetimlerinde işletmenin en az sorgulanan, ancak en çok güven veren alanlarından biri haline gelir. Bu yapı, denetimin sorunsuz ilerlemesine önemli katkı sağlar.

Şikayet, Uygunsuzluk ve Düzeltici Faaliyet Döngüsü

FAMI QS denetimlerinde şikayetlerin ele alınma biçimi, uygunsuzlukların nasıl yönetildiği ve düzeltici faaliyet döngüsünün ne ölçüde etkin çalıştığı, işletmenin sistem olgunluğunu doğrudan yansıtan temel göstergelerden biridir. Denetçiler için önemli olan, hataların hiç yaşanmaması değil; yaşanan problemlerin nasıl ele alındığı, kök nedenlerin ne kadar doğru analiz edildiği ve tekrarın nasıl önlendiğidir.

Kioscert saha tecrübeleri, birçok işletmede şikayet ve uygunsuzluk kayıtlarının yalnızca denetim öncesi hatırlandığını göstermektedir. Oysa FAMI QS yaklaşımı, bu süreci reaktif bir yükümlülük olarak değil; sürekli iyileştirme mekanizmasının merkezinde yer alan bir yönetim aracı olarak ele alır.

Şikayetlerin Sistematik Olarak Yönetilmesi

Şikayetler; müşteri, tedarikçi veya iç kaynaklı olabilir ve yem güvenliği performansına dair önemli sinyaller taşır. FAMI QS sistemi, şikayetlerin yalnızca kayda alınmasını değil; sınıflandırılmasını, analiz edilmesini ve sonuçlarının izlenmesini zorunlu kılar. “Şikayet yok” ifadesi, çoğu zaman etkin bir sistemden ziyade raporlama eksikliğine işaret eder.

Denetimlerde şikayet kayıtları incelenirken; şikayetin konusu, değerlendirme süresi, alınan aksiyonlar ve geri bildirim mekanizması birlikte ele alınır. Özellikle yem güvenliğiyle doğrudan ilişkili şikayetlerde, hızlı ve belgelenmiş müdahale beklenir.

İyi Uygulama

Şikayetlerin yem güvenliğiyle ilişkili olup olmadığına göre sınıflandırılması ve yüksek riskli şikayetler için hızlandırılmış aksiyon prosedürü tanımlanması, denetimlerde güçlü bir uygulama göstergesi olarak değerlendirilir.

Uygunsuzlukların Tanımlanması ve Takibi

Uygunsuzluklar; iç denetimler, günlük operasyonlar, müşteri geri bildirimleri veya dış denetimler sırasında tespit edilebilir. FAMI QS kapsamında uygunsuzlukların kaynağı ne olursa olsun, sistematik biçimde kayda alınması ve izlenmesi beklenir.

Denetçiler, uygunsuzlukların yalnızca listelenip listelenmediğine değil; benzer uygunsuzlukların tekrar edip etmediğine de bakar. Aynı tür uygunsuzlukların periyodik olarak tekrar etmesi, düzeltici faaliyet döngüsünün etkin çalışmadığını gösterir.

Düzeltici Faaliyet ve Kök Neden Analizi

Düzeltici faaliyetler, tespit edilen uygunsuzlukların tekrarını önlemeyi amaçlayan planlı aksiyonlardır. FAMI QS yaklaşımı, yalnızca sonucu ortadan kaldıran geçici çözümleri yeterli görmez; uygunsuzluğun nedenini hedef alan kök neden analizini zorunlu kılar.

Denetimlerde sık yapılan hatalardan biri, kök neden analizlerinin yüzeysel yapılmasıdır. “Personel dikkatsizliği” gibi genel ifadeler, sistemsel problemleri gizler ve denetçiler tarafından yeterli kabul edilmez. Kök neden analizinin, süreç, ekipman, eğitim veya yönetim kaynaklı faktörleri irdelemesi beklenir.

Uyarı: Kök neden analizi yapılmadan kapatılan uygunsuzluklar, FAMI QS denetimlerinde tekrar uygunsuzluk olarak gündeme gelebilir.

Düzeltici Faaliyetlerin Etkinliğinin Doğrulanması

Düzeltici faaliyet döngüsü, aksiyonların uygulanmasıyla sona ermez. FAMI QS sistemi, alınan aksiyonların gerçekten işe yarayıp yaramadığının doğrulanmasını da bekler. Bu doğrulama; izleme sonuçları, tekrar kontroller veya performans göstergeleri üzerinden yapılabilir.

Denetçiler, özellikle “kapatılmış” olarak işaretlenen uygunsuzlukların etkinlik doğrulama kanıtlarını görmek ister. Bu kanıtların yokluğu, uygunsuzluğun fiilen kapanmadığı şeklinde yorumlanabilir.

Sık Görülen Hatalar ve Hızlı İyileştirme Aksiyonları

Şikayet ve uygunsuzluk yönetiminde en sık görülen hatalar arasında; kayıtların eksik tutulması, kök neden analizlerinin zayıf olması ve düzeltici faaliyetlerin takipsiz bırakılması yer alır. Bu hatalar, denetimde sistemin bütüncül çalışmadığı algısını yaratır.

Hızlı iyileştirme için; standart şikayet formlarının kullanılması, uygunsuzluk takip tablolarının sadeleştirilmesi ve düzeltici faaliyetlerin sorumluluk ve termin tarihleriyle netleştirilmesi etkili aksiyonlardır.

"Hatalar kaçınılmazdır; önemli olan hatalardan öğrenen bir sistem kurabilmektir."

Kioscert Perspektifiyle Sürekli İyileştirme

Kioscert, şikayet ve uygunsuzluk yönetimini FAMI QS sisteminin canlılığını gösteren bir performans göstergesi olarak ele alır. Bu döngüyü etkin yöneten işletmeler, denetimlerde daha az sürprizle karşılaşır ve denetim sürecini daha kontrollü biçimde yönetir.

Sonuç olarak şikayet, uygunsuzluk ve düzeltici faaliyet döngüsü; doğru kurgulandığında FAMI QS denetimlerinde işletmenin güvenilirliğini artıran en güçlü mekanizmalardan biri haline gelir.

Denetim Günü Rol Dağılımı ve Kanıt Sunum Disiplini

FAMI QS denetimlerinde denetim günü yönetimi, haftalarca yapılan hazırlığın sahada nasıl yansıtıldığını gösteren kritik bir eşiktir. Birçok işletmede sistemsel altyapı yeterli olmasına rağmen, denetim günü rol dağılımının net olmaması ve kanıt sunumundaki dağınıklık nedeniyle gereksiz uygunsuzluklar ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle denetim günü, teknik yeterlilik kadar organizasyonel disiplin gerektiren bir süreçtir.

Kioscert saha tecrübesi, denetim günü başarısının büyük ölçüde “kimin neyi, ne zaman ve nasıl sunacağı” sorularının önceden netleştirilmesine bağlı olduğunu göstermektedir. Denetim sırasında doğaçlama hareket etmek, sistem güçlü olsa bile risk oluşturur.

Denetim Günü Organizasyon Yapısının Oluşturulması

Denetim günü için organizasyon yapısı, denetim planına paralel olarak önceden belirlenmelidir. Açılış toplantısına katılacak yöneticiler, proses sorumluları, depo ve kalite temsilcileri net biçimde tanımlanmalıdır. Denetçinin her sorusuna farklı kişilerden çelişkili cevaplar verilmesi, sistem olgunluğu açısından olumsuz bir izlenim yaratır.

Denetim boyunca iletişimi yönetecek ana sorumlu kişinin belirlenmesi, sürecin kontrol altında tutulmasını sağlar. Bu kişi, denetçi ile işletme arasındaki bilgi akışını koordine eder ve gereksiz zaman kayıplarını önler.

İyi Uygulama

Denetim günü için kısa bir “rol ve sorumluluk tablosu” hazırlanması, kimlerin hangi kanıtları sunacağını netleştirerek denetim stresini azaltır.

Kanıt Sunumunda Sistematik Yaklaşım

FAMI QS denetimlerinde kanıt sunumu, yalnızca doküman göstermekten ibaret değildir. Sunulan kanıtların ilgili süreçle doğrudan bağlantılı, güncel ve izlenebilir olması beklenir. Denetçiler, “var” olan dokümanlardan çok, “çalışan” sistemleri görmek ister.

Kanıt sunumunda en sık yapılan hatalardan biri, denetçinin sormadığı dokümanları aşırı şekilde sunmaktır. Bu yaklaşım, denetimin odağını dağıtabilir ve gereksiz soruların gündeme gelmesine neden olabilir. Kanıtlar, talep edilen kapsam ve soruyla sınırlı tutulmalıdır.

Dijital ve Fiziksel Kanıtların Yönetimi

Günümüzde birçok işletme dijital dokümantasyon sistemleri kullanmaktadır. Dijital kayıtlar, erişilebilirlik açısından avantaj sağlasa da, denetim günü sistemin nasıl kullanılacağının önceden test edilmesi gerekir. Denetim sırasında dosya aramak veya erişim sorunu yaşamak, profesyonel olmayan bir izlenim yaratır.

Fiziksel kayıtların kullanıldığı işletmelerde ise klasör yapısının düzenli ve güncel olması beklenir. Tarihsiz, imzasız veya tutarsız kayıtlar, sistemin sürdürülebilirliğine dair soru işaretleri doğurur.

Uyarı: Denetim günü aceleyle oluşturulan veya sonradan doldurulduğu izlenimi veren kayıtlar, FAMI QS denetimlerinde ciddi uygunsuzluk riski taşır.

Soru–Cevap Disiplini ve İletişim Yönetimi

Denetçilerle yapılan iletişimde netlik ve tutarlılık esastır. Sorulara kısa, doğru ve kanıtla desteklenen cevaplar verilmelidir. Bilinmeyen bir konuda tahmin yürütmek yerine, ilgili kayda bakmak veya sorumlu kişiye yönlendirmek daha doğru bir yaklaşımdır.

Denetim sırasında savunmacı veya aşırı açıklayıcı bir dil kullanılması önerilmez. Denetçi, işletmenin süreçlerini anlamaya çalışır; bu sürecin şeffaf ve işbirlikçi bir ortamda yürütülmesi, denetimin genel havasını olumlu yönde etkiler.

Kapanış Toplantısına Hazırlık ve Değerlendirme

Denetim günü yalnızca açılış ve saha incelemelerinden ibaret değildir. Kapanış toplantısı, denetim sonuçlarının netleştiği ve beklentilerin açıkça ifade edildiği kritik bir aşamadır. Bu toplantıda belirtilen uygunsuzluklar ve gözlemler dikkatle not alınmalı ve yanlış anlaşılmalar anında netleştirilmelidir.

Kioscert, kapanış toplantısının bir “sonuç” değil; iyileştirme sürecinin başlangıcı olarak görülmesini önerir. Bu bakış açısı, denetim sonrası aksiyonların daha hızlı ve etkili şekilde planlanmasını sağlar.

"Denetim günü, sistemin kendini anlatma günüdür; hazırlık ne kadar iyiyse anlatım o kadar güçlü olur."

Kioscert Perspektifiyle Denetim Günü Başarısı

Kioscert, denetim günü yönetimini FAMI QS belgelendirme sürecinin vitrini olarak değerlendirir. Rol dağılımı net, kanıt sunumu disiplinli ve iletişimi güçlü işletmeler, denetimi daha az stresle ve daha yüksek başarıyla tamamlar.

Sonuç olarak denetim günü rol dağılımı ve kanıt sunum disiplini; teknik yeterlilik kadar belirleyici bir başarı faktörüdür. Bu alan doğru yönetildiğinde, FAMI QS denetimleri işletme için bir risk değil, güvenilirliğin teyidi haline gelir.


Please Wait